macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
macera etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2015 Pazar

Kızıl Ateş - Kitap Yorumu


Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra karşınızdayım.

Ve olağanüstü bir fantastik serinin ilk kitabını yorumlayacağım.

Saklı miras serisi 1.

Bu kitap diğer büyü odaklı kitaplardan biraz farklı.

Büyücülerin büyüleri çok önceden yapılan bir deneyde bulunan 
serum sayesinde ortaya çıkmış.

Serum sonradan kaldırılsa da insanları geri dönülmez bir şekilde 
etkilemiş ve bu güçler onların çocukları ve çocuklarının çocuklarında 
görülmeye devam etmiş ve ediyor.

Bu yüzden büyü kullanıcıları güçlere göre statülere ayrılmış 
ve bir kast sistemi ortaya çıkmış.

Kitabımızın kahramanı olan Nevada da bir büyü kullanıcısı 
ama kendisinin çok nadir bulunan ve açıkçası
savaşta ve çatışmada pek işe yaramayan bir büyüsü var.

Dolayısıyla kast sisteminin oldukça aşağısında ve bundan memnun.

Kahramanımız Nevada bir özel dedektif.

Ona gelen işler ise aldatma vesaire hayati tehlikesi olmayan işler.

Birgün nevada nın patronu nevadayı çağırıyor ve ona 
intihar görevi olduğu belli olan bir görev veriyor.

Kahramanımız reddetmeye çalışsada patronu onu tehdit ediyor ve kızımız
işi almak zorunda kalıyor.

Ama bu iş  istenmeyen dikkatleri üstüne çekiyor.

Birgün çılgın rogan lakaplı aşırı güçlü bir büyücü nevada yı kaçırıyor ve 
asıl aksiyon başlıyor.


Yorumuma gelecek olursak kitabın başlarında  en sevdiğim karakter olan rogan  ortaya çıkmamıştı ve aksiyon başlamadığı için sıkılmıştım.

Ama rogan ortaya çıktıktan sonra aksiyon bitmek bilmedi heyecan her sayfa da arttı ve beni soluksuz bıraktı.

Sürükleyici bir dili vardı  ,kendimi kitaba katırdım ve zamanın nasıl
geçtiğini anlayamadım.

Oldukça eğlendim.

Kitapta ne ararsanız vardı ; macera , aksiyon, polisiye ,romantizm.

Ama belirteyim öyle sulu bir romantizm yoktu.
Çünkü asıl adamımız biraz nasıl desem sosyopat ? gibiydi.

Emirlerine uyulmasına alışkın bir adamdı .
Ama kızımız nevada kimseden emir almıyordu.

İkisin konuşmaları oldukça heyecan verici ve ateşliydi.

Ortak bir tehlikeye karşı birlikte savaşıyorlardı ve bu ister istemez aralarında bir bağ oluşturuyordu.


Gelelim ortak tehlikeye ...

İsmi Adam olan acaip güçlü bir ateş büyücüsü..

Adam tam bir ergen gibiydi.
Çocukluğunu yaşayamaş bir psikopat kendisi..

Evet spoi verdim galiba o yüzden susuyorum  :)

Kitap can alıcı bir şekilde bitti.

Umarım yabancı yayınları fazla bekletmez bizi çünkü 2.kitabı okumak için 
sabırsızlanıyorum ...

Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama şiddetle tavsiye ediyorum.

Okuyun bu kitabı , okutun....



16 Ağustos 2015 Pazar

Tatlı Yalan - Kitap Yorumu



Thomas Maddox la karşınızdayım arkadaşlar.  

Yoruma geçmeden önce aklıma takılan bir şey var onu belirtmek istedim.
Tatlı yalan Maddox kardeşler serisinin 2.kitabı olarak geçiyor 
ama benim anlayamadığım şu :
1.travis
2.trenton
3.thomas 

yani bu 3.kitap olduğu anlamına gelmiyor mu ? 3.kitapsa neden 2.kitap deniliyor 2.kitapsa neden 3.maddox kitabı çıktı ??? 
  
Bu sorular benim aklımı karıştırıyor ama uzatmadan yoruma geçeyim.

2.kitaptan hatırlarsanız thomasın kalbi kırılmıştı.
Camille trentonu seçip thomasın kalbini kırmıştı ve o zamandan beri 
thomas ailesinin yanına gitmiyordu .Kendini işine vermişti ve böylece devam ediyordu.


Tatlı yalanı yine kadın karakterin ağzından okuyoruz.
Liis bir FBI ajanı.Kendini kariyerine adamış bir kadın.  
Tam bir işkolik .İşi her zaman ön panda geri kalan herşey aile,arkadaş ,sevgili vs. geri planda ve o bundan oldukça memnun.

Hatta kariyerinde ilerleme için terfi alıp yeni bir şehre taşınmak zorunda kalınca sevgilisinden ayrılıyor.Ne kadar acımasız bir kadın demeyin bence ayrılmalarının zamanı gelmişti okuyunca sizde hak vereceksiniz .


Thomas ve liis birbirlerinin kim olduğundan habersiz bir şekilde karşılaşıyorlar ve bazı olaylar gelişiyor aralarında.

İş yerine gelip birbirlerini görünce şok oluyorlar ve işler iyice sarpasarıyor.
Ne kadar profesyonelce davranmak isteseler de aralarında inkar edilemez bir çekim var ....


Sabırsızlıkla beklediğim bir kitaba sonunda kavuşmak çok heyecan vericiydi.
Hemen başladım ve bir günde bitirdim.
Liis in güçlü olması benim çok hoşuma gitti.
Sonunda dövüşebilen bir kadın vardı :D

Ayrıca bağımsız olması da oldukça etkileyiciydi.
Thomasla da sürekli bu yüzden tartışıyorlardı zaten.

Sadece iki tanecik sevmediğim şey vardı.
1.Thomasın çabucak  hislerini söylemesi
2.Liis in buna inanmaması.

Sürekli tartışıyorlardı ve barışıyorlardı bir süre sonra başım dönmeye başladı.

Ama itiraf etmem gerekir ki sürükleyiciydi.
Okurken asla sıkılmadım .
Kitap beni tatmin etti ve beklediğime değdi.


Bir sonraki Maddox da görüşmek  üzere...

22 Temmuz 2015 Çarşamba

BENİ YAKMA - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar bana dokunma serisinin 3. ve son kitabı Beni  Yakma
ile karşınızdayım.

Serinin ilk kitabı BANA DOKUNMA yorumu için Tık Tık

Aslında 2.kitabı beni bırakmayı yorumlamam gerekiyordu ama beni yakmayı bitirince hemen sıcağı sıcağına yorumlayayım dedim.



Bildiğiniz üzere 2.kitabın sonunda juliette, anderson tarafından vuruluyor ve az kalsın öldürülüyordu.
Son kitap tam olarak o kısımda devam ediyor.

Spoi vermemek için çok çabalıyorum ama o kadar zor ki :D
Azıcık versem bir şey olmaz ama değil mi daha heyecanlı olur ?

Warner kızımızı kurtarıyor ve yeniden kuruluşun üssüne getiriyor.
Juliette  warner dan yeniden kuruluşun yok edildiğini ve tüm arkadaşlarının
öldürüldüğünü öğreniyor ,dünyası başına yıkılıyor.

Biraz yas tuttuktan sonra kendine geliyor ve intikam almaya karar veriyor.

""Yada ,"diye atılıyorum."buradan çıkar ,babanı bulup öldürürüm ve ondan
sonra başıma geleceklerle kendim uğraşırım."

Warner gülümsemesini bastırmaya çalışıyor ama başaramıyor.
Yere bakıp biraz güldükten sonra başını sallayarak doğrudan gözlerime bakıyor.
"Bu kadar komik olan ne ?"diye tersleniyorum.
"Sevgili küçüğüm benim."
"Ne?"
"Bu anı çok uzun zamandır bekliyordum."
"Ne demek istiyorsun ?"
"Nihayet hazırsın ,savaşmaya hazırsın."

Böylece son macera başlıyor...



Bu kitapda juliette yi daha çok sevdim.
Önce ki kitaplarda sürekli bir kendine acıma ve mızmızlanma içerisindeydi.
Bu kitapda ise ölümle burun buruna geldiği o olay juliette yi güçlendiriyor.
Artık mızmız değil gücünün farkında ve ipleri eline almak istiyor.

Aşk hayatına gelirsek ilk kitapda adam dan hoşlanmıştım ama git gide soğudum.Ve son kitapda üstüne tuz biber ekti.Ama yinede nefret etmiyorum.

Warnera gelirsek her kitap da ondan daha çok hoşlandım kötü karakter gibi
gözüksede değil di en sonunda juliette de anladı.

Ben daha çok aksiyon ve daha vurucu sahneler bekliyordum çünkü son kitap
çarpıcı olmalı bu açıdan biraz eksik buldum ama yine de çok güzel bir kitaptı.

Herşey tatlıya bağlandı ..

Güzel bir seriydi sıkılmadan heyecan için de okudum.
Team Warner olduğum için juliette nin seçimi beni memnun etti :)


Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim pişman olmayacaksınız..


17 Temmuz 2015 Cuma

İblis Kralın Öpücüğü - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar İblis kralın öpücüğü nün yorumuyla karşınızdayım.

Serinin 6.sı olan kitapda Rydstrom  ve Sabine anlatılıyor.

Önceki kitap olan Zevk Mahkumu yorumu için Tık Tık 

Kitaba dün aynı saatlerde başladım ve az önce bitirdim yani 24 saat te 
kitabı bitirmiş oldum.

O kadar heyecan verici ve muhteşemdi ki kitap anlatamam.
Seri yi daha önce okuyanlar bilir zaten nasıl olduklarını ama bu kitap 
ayrı bir güzeldi.

Zaten İblis kralın yani Rydstrom un hikayesini çok merak ediyordum
ve merak la bekliyordum ama beklediğime fazlasıyla değdi.

Bilmeyenler için kısaca bahsedeyim...


Rydstrom düşmüş  bir kraldır.Yaklaşık 1500 yıl önce  tacını acımasız
bir büyücü olan Omart a  kaybettmiştir ve uzun zamandır krallığını ve
tacını geri almanın yolunu aramaktadır.

Ve sonunda omartı öldürmenin bir yolunu bulmuştur.
Cade  yani erkek kardeşini  kılıcı almaya yollamaktadır 
ve son planlar için kardeşiyle buluşmak için yola çıkmaktadır.

Ama yolda kaza yapar ve güzel bir kadın ondan yardım ister 
ama kadın aslında meshur ilizyonlar kraliçesi sabine dir.

Sabine iblis kralı hapseder ve macera başlar...




Sabine beni çok şaşırttı  ve çok nasıl desem çok etkiledi.
Çok güçlü bir kadın dı ve o kadar zorluklara rağmen dimdik 
ayakta durması gerçekten etkileyiciydi.

Ne yaşarsa yaşasın bu onu daha da güçlendirmiş ve çelik kadar
 dayanıklı yapmış.

Ve kendiyle olan mücadelesini okumak çok heyecanlıydı.
Omart ın ona yaptıklarını ve ona olan hastalıklı ilgisi midemi bulandırdı
ama sabine bunun üstesinden gelmeyi başardı
ve benim güçlü kadın karakterler listemde yerini aldı.

Rydstrom a gelirsek...

O ne kadar olağanüstüydü öyle.
Tam bir kral ve tam bir iblisti.
Sabineyle sonuna kadar mücadele etmesi ve ona dayanması müthişti.
  
Bazen kitapda ötle yerler geldi ki yeter artık battı balık yan gider 
bırak kendini gitsin dedim.

Ama rydstrom tabi ki dayandı.
Fakat işler umduğu gibi gitmedi :D

Kresley her kitapda olduğu gibi bu kitapta da  diğer karakterleri olaya katmış ve bu daha heyecanlı yapmış .

Ayrıca nix her kitapda var ve benim favori karakterlerimden 
acaba onunda kendi hikayesi olacak mı çok merak ediyorum umarım olur.

Yani demem o ki kresley  bir başka yazıyor.
Öteki kitabın çıkmasını merakla bekliyorum ama bu daha yeni çıktığı 
için uzun bir süre beklemem gerek galiba :(

Geçen kitapda rydstrom un hikayesinin olacağını tahmin etmiştim 
bunda da sanki duman iblisi rök ün hikayesi gelecek gibi 
ama tam emin olamadım şimdi.

Neyse bekleyip göreceğiz artık.

23 Haziran 2015 Salı

Kızıl Yükseliş - Kitap Yorumu



Merhabalar.
Kızıl Yükseliş i bitirmiş durumdayım..
Ve ne diyeceğimi bilemiyorum..

Bu kitap OLAĞANÜSTÜ !!!

O kadar çarpıcı bir roman ki suratıma yumruk yemiş gibi oldum.

Diğer genç-yetişkin kitaplarından tamamen farklı bir katagoride.

Olaylar beklenmedik,karakterler sıradışı..

Kitabı okurken gerim gerim gerildim.
Ve şoktan şoka uğradım kimi zaman ağladım..

Kesinlikle aşk kitabı yada romantik bir roman değil.

Bu kitap güç için mücadele yi anlatan destansı bir roman..

Sersemletici ve tahmin edilemez...

Uzun zamandır bu kadar etkileyici bir kitap okumamıştım ve uzun bir süre daha okuyacağımı sanmıyorum.

Gerçekten çok etkileyiciydi.

Gece uyuyamayacağımdan eminim.




Darrow bir kızıl.Marsın madenlerinde çalışan bir cehennem dalgıcı.
Hayatı ne kadar zor olsada çocuklarının geleceği için çalışmak onu memnun ediyor.

Karısı eo ise bu durumdan yaşamlarından memnun değil .
Daha fzlasını hak ettiklerini düşünüyor ki fazlasıyla haklı.

Darrow eo ya bu durum için kızsada onu çok sevdiği için sesini çıkaramıyor.

Bir gün karısı gizli bir yer keşvediyorve orada romantik bir gece geçiriyorlar 
çıkarken yakalanıyorlar ve kırbaç cezasına mahkum ediliyorlar.

Ve onların dünyasın bir kast sistemi mevcut.
Halk renklere ayrılmış.
En tepede altınlar yer alıyor en aşağıda ise kızıllar.

Hayatları adil değil köle olarak yaşıyorlar tek avuntuları şarkı söylemek ve o da yasak.

Darrowun babası yasak şarkıyı söylediği için asılmış.

ve darrowun ailesinden birini kaybetmekten ödü kopuyor.

Eo ise daha fazlasını istiyor..

Darrow kırbaçlarınırken başvaliyi görüyor ve anında nefret ediyor.

Sıra eo ya gelince ise o yasak şarkıyı söylüyor..

Darrow ne kadar müdahele etsede artık karısı için umut yok..

Ve karısı asılırken darrowa son sözü  "Daha fazlası için yaşa oluyor."

"Eo sadece dudaklarını oynatarak ,"Daha fazlası için yaşa,"dedi bana bakarken.Elini cebine sokarak ona verdiğim hementusu çıkardı.Ezilmiş ve dümdüz olmuştu.Ardından orada toplanmış kalabalığa dönerek 
bağırdı : ZİNCİRLERİ KIRIN! "

Darrow karısının ölümünden sonra cesedi kaldırarak  yasayı çiğniyor ve onuda idam ediyorlar ama başkaların onun için planları var.
Ölmüyor ve Aresin oğulları onu kurtarıyor ve kandırıldıklarını darrowa anlatıyor.

Darrow çılgına dönüyor ve intikam istiyor .
Ve aresin oğullarına yardım etmeye halkına yardım etmeye eonun hayallerini gerçekleştirmeye yemin ediyor..

Ve

Çarpıcı bir macera başlıyor....




 Kitaba okumak isteyenleri uyarayım bu kitapda tahminleriniz boşa çıkıyor.

Sevdikleriniz kaybediyorsunuz..

Dostlarınızla düşman ,düşmanlarınızla ise dost oluyorsunuz..

Güç için kan ter ve gözyaşıyla çarpışıyor kimi zaman kazanıyor kimiz zaman kaybediyorsunuz.

Sırtınızdan bıçaklanıyor , ellerinizi dostunuzun kanıyla yıkıyorsunuz.



Eveeet..

Kitabı kesinlikle okuyun özellikle uzun zamandır etkileyici bir kitap okumadıysanız..


Aşk yada romatiklik beklemeyin var ama ana planda değil.

Önyargıyla yaklaşmayın kesinlikle ve başlamadan önce uzun bir süre uyuyun çünkü ben okurken uyumaya fırsat bulamadım..

Puanım 5




3 Haziran 2015 Çarşamba

Vahşi Bela 2 - Kitap Yorumu




Merhaba arkadaşlar çok sevdiğim bir seriyle daha karşınızdayım.

Vahşi serisinin 2. kitabı.
İlk kitap bela yorumu için Tık Tık


Öncelikle Nathanın dünyasından  bahsedeyim :

Nathanın dünyasında ak cadılar ve kara cadılar olmak üzere iki tip cadı türü var.Ak cadılar "iyi" kara cadılar ise "kötü" lakin böyle değil.

Ve iki tür birbirinden ölesiye nefret ediyor.

Nathan ise ne ak ne kara.
O bir yarı kod.
Yani bir melez.

Annesi bir ak cadı babası ise kara cadı.
Hemde en karasından Dünyanın en güçlü cadısı.
Ve oldukça kötü bir ünü var.

Babasının ünü nathanın üzerine de sıçrıyor ve hayatta türlü zorluklar yaşıyor ve melez olmasıda üstüne tuz biber ekiyor bir nevi.

Ak cadılar onu kara olarak görüyor , kara cadılar ise ak cadı olarak.

Ve nathan asla bir yere ait olamıyor.


İlk kitapda nathanın okulda yaşadığı zorlukları , hoşlandığı kızın abileri tarafından dövülmesi,kafese kapatılması ,kaçması vs olayları okuduk.

Ve ben nathana hem acıdım hem hayran kaldım.
Gerçekten güçlü bir çocuk..

"Nathan serinin ilk kitabında gerçek bir baş BELA sıydı ; şimdiyse tam bir VAHŞİ "

Evet nathan gerçekten bu kitapda tam bir vahşi.

Kitap babası marcus un nathana kanını sunması ve üç armaganını vermesiyle son buluyor.
İkinci kitabı ise arkadaşı gabrieli beklemek üzere magarada yaşamasıyla başlıyor.

Aylar boyunca orada gabrieli bekliyor.
Bir "HAYVAN " gibi yaşıyor .



Ve gerçektede hayvana dönüşüyor zaten..

Nathan babasının yeteneğini almış yani hayvana dönüşebiliyor.

Yukarıdaki resme aldırmayın hangi hayvana dönüştüğünü asla söylemiyor sadece büyük ve vahşi olduğunu biliyoruz.






Kitap ilk kitab gibi olaganüstüydü.
Çabucak okuyup bitirdim sürükleyiciydi.

Annalisse ye sinir oldum başından beri sevmemiştim zaten ve kitabın sonunda
elime verseler soğukkanlılıkla öldürebilirdim.

Sevdiğim ise gabriel oldu.
Keşke eşcinsel olmasaymış diye düşünürken buldum kendimi.

Evet gabriel eşcinsel ve nathana sırılsıklam aşık.

Ben zaten bela da anlamıştım.

Bazı sahneler beni rahatsız etsede  gabriel çok  nazik, sevecen , tatlı ve yakışıklı olduğu için görmezden gelebildim.

Nathanın dediklerini harfiyen yapması ve peşinden ölüme bile gitmesi beni çok etkiledi.

Ve her zaman nathana destek oldu onu yargılamadan kabullendi ve nathanın böyle bir destege ihtiiyacı vardı.

Nathan içinde ki hayvanı kontrol etmekte çok zorlanıyor ve bu onu parçalıyordu.

Ayrıca başka türlü sıkıntıları vardı bir direniş kuruluyordu ve herkes nathanın savaşçı olmak için direnişe katılmasını istiyordu.  

Kitapda ayrıca hoşuma giden şey marcusla daha çok zaman geçirmeleriydi.


Arkadaşlar galiba çok fazla spoi verdim o yüzden susuyorum :)


Kitabı okumanızı tavsiye ederim ben aldım okudum ve serinin 3.kitabının hemen çıkmasını istiyorum .
Özellikle o sondan sonra.
O nasıl bir sondu öyle ama.


Yazar bombayı patlattı ve kitap bitti.

"Oha burada bitemez bunun gerisi nerede  Sally seni geberteceğim hain kadın" diye garip bir tepki verdim.

"  "Seni öldürmeyeceğim ."dedim.  
"Muhtemelen öldürmeyeceksin.Bunu göreceğiz."dedi.
Dönerek uzandı.Yeni bir kütük attığım ateşi ve babamı izlerken ,burada,onunla birlikte olmaktan ne denli mutluluk duyduğumu fark ettim."


"Bütünüyle ,tam anlamıyla vahşi bir hayvan olmaktan bahsediyorum .
Aslında bir hayvan olmak istemiyorum,Gabriel.
Ama hayvana dönüştüğümde bunun bugüne dek yaşadığım en harika his olduğunu gördüm.
En güzel,en vahşi,en yoğun histi  bu."


"Gözlerimin içine bakan gözlerini,gözlerinin içinde yavaşca silinen kara üçgenleri görüyordum yalnızca.
Kalbinin tadını duyumsuyordum halen."


Benden bu kadar umarım yorumu begenmişsinizdir .

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Jacob Gece Gezginleri - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar Gece Gezginleri ni bitirmiş bulunmaktayım ve sıcağı
sıcağına bu yorumu yapayım dedim.

 Kitap oldukça güzeldi  arkadaşlar.
Macera aşk şehvet herşey vardı.
Asla sıkılmadım hep meraktaydım acaba ne olacak bu olaylar nereye gidecek vs süreli düşündüm durdum ve sonunda oldukça şaşırtıcı ve tatmin edici cevap aldım.

Ama önce kitaptan ve karakterlerden bahsedeyim biraz :


Jacob bir infazcı.
Yani kendi halkından yoldan çıkanları hizaya sokmakta ve yok etmekde görevli.

Halkında kendine en hakim olabilen duyguları üstünde katı bir hakimiyete sahip olabilen bir iblis gece gezgini.

Yüzyıllardır hayatta ve herkes ona korkuyla karışık saygı duyuyor.
Bu onu zaman zaman üzse de kendinden korkmaları onun işini kolaylaştırdığı için şikayet etmiyor.

Yie bir gün devriye gezerken Kane yi görüyor kardeşi ve bir gece gezgini .
Ayın çılgınlığına kapılıp bir dişi insanın peşine takılıyor tabi bu yasalara aykırı olduğu için jacob onu uyarıyor ve sorunsuzca 
iş hallediliyor.

Aradan zaman geçiyor ve jacop kurtardığı kadının yaşadığı yere geliyor 
ve orada cam sarkmış bir şekilde bir kadını görüyor 
yani İsabella yı.


İsabella ise tam bir kitap kurdu bir kadın.
Kardeşi eve geliyor biraz konuştuktan sonra yatıyor ama isabelle nin içinde bir neden oludgu bilinmeyen heyacan var.

Cam dışarı aya bakıyor ve gezmenin koşmanın nasıl olacagını düşünüyor .

Ve birden bir adamın evlerine doğru geldiğini fark ediyor.

Adam durup onunla konuşmaya başlıyor ,isabella aniden dengesini kaybedip camdan düşüyor ve hemen Jacob onu yakalıyor  kucagına alıyor
ve böylece macera başlıyor.



Kitap gerçekten muhteşemdi.

İsabella tam bir kitap kurduydu ama zaman geçtikçe bir savaşçıya dönüşmesini keyifle okudum.

Ve jacobun o duygusuz infazcının romantik aşık bir erkeğe dönüşmesini okurken büyülendim.


Kitap beni sürükledi bir günde bitirdim.
Aslında kitap 300 sayfa civarında bir kaç saatte bitirebilirdim ama başımda Alice baş belası köpeğim olduğu için ara ara onunla ilgilenmek zorunda kaldım.

Bu kitap hakkında ki yorumlar oldukça gerçekmiş ve kitap bu yorumları hak ediyormuş.
Chiristine ve sherriyn ablalarımız oldukça haklılaemış
zaten onlara güveniyordum ve güvenimi boşa çıkarmadılar.

Okumanız tavsiye ediyorum..

Ben şimdi lanetli ye başlayacağım en kısa 
sürede onu da yorumlayacağım takipte kalın..

26 Mayıs 2015 Salı

Sen ( Selvi Atıcı ) - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar sevdiğim nadir türk yazarlardan biriyle karşınızdayım.
İşte o yazar SELVİ ATICI ben selvi atıcıyı s.s atıcı adlı (yanlış hatırlamıyorsam ) hikaye sayfasında keşfettim.Kalemi oldukça güçlü bir yazar .Şu ana kadar iki tane kitabı basıldı.
1.Kimliksiz
2.Sen

Kitaplarını ve hikayelerini okumanızı tavsiye ederim oldukça güzel özellikle TOPLAMA KAMPI adlı hikayesini çok beğendim , tavsiye ederim.

Neyse yoruma geçeyim artık.

Süheyla bir dövüş sanatları öğretmeni zihinsel ve bedenen oldukça güçlü bir kadın .


Bir gün kardeşini küvette bilekleri kesilmiş bir şekilde ölü buluyor otopsi raporunda intihar desede süheyla kardeşinin intihar ettiğine inanmıyor ve araştırmaya başlıyor böylece İstanbula geliyor ve annesinin eski aşkının moda evinde kalıyor ve gündüzleri orada çalışmaya başlıyor bir gün demir adlı adam kiyafet diktirmeye geliyor orada kardeşinin ölümünü aydınlatmaya yarayacak bir şey keşfediyor ve  adamla böylece yolları kesişiyor demir ona yardımcı olmaya çalışıyor 
böylece macera başlıyor.


Genel olarak konu bu şekilde.
Demirle birlikte ipuçlarını bulmaya çalışıyorlar ve birbirlerinden etkileniyorlar.
Ama demirinde belli sorunları var o yüzden birbirlerinden uzak durmaya çalışıyorlar lakin ne mümkün...

Kitabı okumanızı tavsiye ederim benim gibi pek türk yazarlarını sevmeyenler varsa ön yargıyla başlamasınlar güzel heyecanlı bir kitap sizi tatmin edeceğinden eminim.

Sürükleyici ve oldukça akıcı bir kitaptı yeri geldiğinde neler olacak dedim ve olaylar karşında hadi canım ! ve yürü be kızım ! gibi garip tepkiler verdiğim oldu.
Adeta sizde kitabın içine gireceksiniz okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum arkadaşlar..

Bir sonraki yorumda görüşmek üzere....