Yorumlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yorumlarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2015 Pazar

Kızıl Ateş - Kitap Yorumu


Merhaba arkadaşlar uzun bir aradan sonra karşınızdayım.

Ve olağanüstü bir fantastik serinin ilk kitabını yorumlayacağım.

Saklı miras serisi 1.

Bu kitap diğer büyü odaklı kitaplardan biraz farklı.

Büyücülerin büyüleri çok önceden yapılan bir deneyde bulunan 
serum sayesinde ortaya çıkmış.

Serum sonradan kaldırılsa da insanları geri dönülmez bir şekilde 
etkilemiş ve bu güçler onların çocukları ve çocuklarının çocuklarında 
görülmeye devam etmiş ve ediyor.

Bu yüzden büyü kullanıcıları güçlere göre statülere ayrılmış 
ve bir kast sistemi ortaya çıkmış.

Kitabımızın kahramanı olan Nevada da bir büyü kullanıcısı 
ama kendisinin çok nadir bulunan ve açıkçası
savaşta ve çatışmada pek işe yaramayan bir büyüsü var.

Dolayısıyla kast sisteminin oldukça aşağısında ve bundan memnun.

Kahramanımız Nevada bir özel dedektif.

Ona gelen işler ise aldatma vesaire hayati tehlikesi olmayan işler.

Birgün nevada nın patronu nevadayı çağırıyor ve ona 
intihar görevi olduğu belli olan bir görev veriyor.

Kahramanımız reddetmeye çalışsada patronu onu tehdit ediyor ve kızımız
işi almak zorunda kalıyor.

Ama bu iş  istenmeyen dikkatleri üstüne çekiyor.

Birgün çılgın rogan lakaplı aşırı güçlü bir büyücü nevada yı kaçırıyor ve 
asıl aksiyon başlıyor.


Yorumuma gelecek olursak kitabın başlarında  en sevdiğim karakter olan rogan  ortaya çıkmamıştı ve aksiyon başlamadığı için sıkılmıştım.

Ama rogan ortaya çıktıktan sonra aksiyon bitmek bilmedi heyecan her sayfa da arttı ve beni soluksuz bıraktı.

Sürükleyici bir dili vardı  ,kendimi kitaba katırdım ve zamanın nasıl
geçtiğini anlayamadım.

Oldukça eğlendim.

Kitapta ne ararsanız vardı ; macera , aksiyon, polisiye ,romantizm.

Ama belirteyim öyle sulu bir romantizm yoktu.
Çünkü asıl adamımız biraz nasıl desem sosyopat ? gibiydi.

Emirlerine uyulmasına alışkın bir adamdı .
Ama kızımız nevada kimseden emir almıyordu.

İkisin konuşmaları oldukça heyecan verici ve ateşliydi.

Ortak bir tehlikeye karşı birlikte savaşıyorlardı ve bu ister istemez aralarında bir bağ oluşturuyordu.


Gelelim ortak tehlikeye ...

İsmi Adam olan acaip güçlü bir ateş büyücüsü..

Adam tam bir ergen gibiydi.
Çocukluğunu yaşayamaş bir psikopat kendisi..

Evet spoi verdim galiba o yüzden susuyorum  :)

Kitap can alıcı bir şekilde bitti.

Umarım yabancı yayınları fazla bekletmez bizi çünkü 2.kitabı okumak için 
sabırsızlanıyorum ...

Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama şiddetle tavsiye ediyorum.

Okuyun bu kitabı , okutun....



28 Ağustos 2015 Cuma

Rüzgarın Adı Patrick rothfuss- Kitap Yorumu


Vay canına  !

Kitabı bitirince ağzımdan çıkan kelime Vay canına ! ydı.

Yazar 7 yıl da bitirmiş ilk kitabı ve o kadar uğraştığına değmiş 
tam anlamıyla olağanüstü bir kitap.

Yarım saat önce bitirdim ve hemen 2.ye başlamak için sabırsızlanıyorum.

Kitap biraz kalın 853 sayfa ama 1.5 günde bitirdim.
Ve asla sıkılmadım .Keşke yazar her kitabı 1000 sayfa yapsaymışda daha fazla okuyabilseymişiz diyorum.

Heyecan içinde bazen ağlayarak bazen gülerek çabucak bitiverdi kitap.
Ne olduğunu anlamadan son sayfaya gelivermişim .

Daha fazla kitaba serenat yapmadan konusundan bahsedeyim.


Kitap kvote adlı efsanevi birinin kendi hikayesini anlatması dersem kısaca 
özetlemiş olurum aslında işler bundan daha karışık.

Kvote neden olduğunu bilmediğim bir sebepten saklanıyor ve bir han işletiyor.

Bir gün bir tarihçi geliyor ve kim olduğunu anlıyorve bir süre sonra 
kvote hikayesini anlatmaya razı geliyor ve başlıyor.

Hikaye 3.gün sürüyor .(Ben daha ilk gündeyim.)
İlk gün yani ilk kitap Rüzgarın adı.

Kitap epic fantazi yani en sevdiğim türlerden biri.

Herşey var ; ejderhalar,büyüler,tanrılar vs.

Ve artı olarak kitap kahraman bakış açısından anlatılıyor ve bu kolayca kitabın içine girmemize olanak sağlıyor.




Nasıl tarif edebilirim bilmiyorum ama okumanız gereken bir kitap.

Aslında başlamadan önce bazı şüphelerim vardı.

Locke lamorenin yalanları kitabını okuduysanız orada patrick rothfuss un 
kısa bir yazısı vardı ve kitabı övüyordu .

Kendi kitabıyla karşılaştırılmaktan gurur duyuyordu.

Ben centilmen piç i okuduğum zaman hayal kırıklığına uğramıştım.
Bir türlü ısınamamış ve hikayeye adepte olamadığım için bu kitabında
öyle olacağından korkarak kitaba başlamıştım.

Ama ne kadar yanılmışım !

Ön yargılarım buharlaşıp  gitti. 

Spoiler vermek istemediğim için daha fazla yorum yapamayacağım.

Eğer bu türü seviyorsanız seriye bağımlı olacaksınız..
Sevmiyorsanız bile  seriye bir şans tanımalısınız...
Sizi ters köşeye  yatırabilir...

16 Ağustos 2015 Pazar

Tatlı Yalan - Kitap Yorumu



Thomas Maddox la karşınızdayım arkadaşlar.  

Yoruma geçmeden önce aklıma takılan bir şey var onu belirtmek istedim.
Tatlı yalan Maddox kardeşler serisinin 2.kitabı olarak geçiyor 
ama benim anlayamadığım şu :
1.travis
2.trenton
3.thomas 

yani bu 3.kitap olduğu anlamına gelmiyor mu ? 3.kitapsa neden 2.kitap deniliyor 2.kitapsa neden 3.maddox kitabı çıktı ??? 
  
Bu sorular benim aklımı karıştırıyor ama uzatmadan yoruma geçeyim.

2.kitaptan hatırlarsanız thomasın kalbi kırılmıştı.
Camille trentonu seçip thomasın kalbini kırmıştı ve o zamandan beri 
thomas ailesinin yanına gitmiyordu .Kendini işine vermişti ve böylece devam ediyordu.


Tatlı yalanı yine kadın karakterin ağzından okuyoruz.
Liis bir FBI ajanı.Kendini kariyerine adamış bir kadın.  
Tam bir işkolik .İşi her zaman ön panda geri kalan herşey aile,arkadaş ,sevgili vs. geri planda ve o bundan oldukça memnun.

Hatta kariyerinde ilerleme için terfi alıp yeni bir şehre taşınmak zorunda kalınca sevgilisinden ayrılıyor.Ne kadar acımasız bir kadın demeyin bence ayrılmalarının zamanı gelmişti okuyunca sizde hak vereceksiniz .


Thomas ve liis birbirlerinin kim olduğundan habersiz bir şekilde karşılaşıyorlar ve bazı olaylar gelişiyor aralarında.

İş yerine gelip birbirlerini görünce şok oluyorlar ve işler iyice sarpasarıyor.
Ne kadar profesyonelce davranmak isteseler de aralarında inkar edilemez bir çekim var ....


Sabırsızlıkla beklediğim bir kitaba sonunda kavuşmak çok heyecan vericiydi.
Hemen başladım ve bir günde bitirdim.
Liis in güçlü olması benim çok hoşuma gitti.
Sonunda dövüşebilen bir kadın vardı :D

Ayrıca bağımsız olması da oldukça etkileyiciydi.
Thomasla da sürekli bu yüzden tartışıyorlardı zaten.

Sadece iki tanecik sevmediğim şey vardı.
1.Thomasın çabucak  hislerini söylemesi
2.Liis in buna inanmaması.

Sürekli tartışıyorlardı ve barışıyorlardı bir süre sonra başım dönmeye başladı.

Ama itiraf etmem gerekir ki sürükleyiciydi.
Okurken asla sıkılmadım .
Kitap beni tatmin etti ve beklediğime değdi.


Bir sonraki Maddox da görüşmek  üzere...

6 Ağustos 2015 Perşembe

Sağdıç (Gamble Kardeşler) - Kitap Yorumu




Merhaba  arkadaşlar en sevdiğim yazar jenniferin Gamble Kardeşler
serisinin 1.kitabı Sağdıçla sizlerleyim.

Uzun zamandır jennifer ablanın kitaplarını okuyamıyordum.

Çünkü Kimi Öptüğüne dikkat et den sonra başka kitabı çevrilmemişti.
(Kimi Öptüğüne dikkat et yorumu için Tık Tık )

Ve ben heyecanla jennifer ablanın başka bir kitabının çevrilmesini bekliyordum ve sonunda çevrildi .

Kitabın çevrildiğini webcanavarından gördüm ve inanılmaz mutlu oldum .

Hemen okumaya başladım.

Başlar başlamaz bir doz jennifer a gerçekten ihtiyacım varmış diyerek garip bir tepki verdim :D

Ama gerçekten de ihtiyacım vardı jennifer abla harika bir yazar 
kendine özgü bir kalemi var okurken anlıyorsunuz kimin yazdığını.

Neyse ben daha övgüler dizebilirim ama biran önce yoruma geçsem iyi olacak galiba.



Seriyi Dex yayınları çıkarıyor.

Kısa ve harika bir kitap 

Karakterlere geçersek :

Madison ; çocukluğundan beri erkek kardeşinin en yakın arkadaşı 
Chase ye aşıktır.Ama Madison ne hissederse hissetsin Chase Madisonla bir ilişki yaşamaya karşıdır .

Chase: Madisonu çekici bulmasına ve ondan hoşlanmasına rağmen 
babası gibi olmaktan korktuğu için Madisonı kendinden uzaklaştırmaktadır.

Ama işler ikisininde istediği gibi gitmez ve ağabeyi Mitch in düğününde 
nedime ve sağdıç olarak bir araya gelirler ..

Ve aralarında ki tutku hiç olmadığı kadar alevlenir... 


Yorumuma gelecek olursak kitap 168 sayfa  yani kısa bir kitap.
300 sayfa civarı olsaydı ve olaylar daha yavaş işlenseydi daha iyi olurdu 
ama öyle göze çarpacak kadar rahatsız edici değil tabi .

Chase  babası gibi olmaktan çok korkuyor oysa en ufak bir benzerlikleri yok ama o bunu göremiyor ve kendini sürekli onunla karşılaştırıyor biraz üzücü bir durum ama  Chase e hak vermeden geçemiyorum
onun durumunda kim olsa aynısını hissederdi .

Ve madison sürekli olarak chase i ikna etmeye çalışıyordu ve başarıyordu da.

Aralarında sürekli alevlenen bir tutku vardı .
Chase buna engel olmaya çalışsa da başaramıyordu ve zaman zaman tutku patlamaları yaşanılıyordu ve Chase hemen sonrasında kaçıyordu
bu durum madisonun kalbini kırıyordu e kız haklı yani 
sanki sevmediği birini öpmüş gibi kaçması çok kırıcıydı.

Ama kızımız iyi toparlıyordu doğrusu.

Güzel bir kitaptı diyolaglar eğlenceliydi.
Karakterlerin arasındaki kimyayı okumak etkileyiciydi.

Birkaç saatlik oldukça hoş vakit geçirmek istiyorsanız bu 
kitap tam size göre..

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Kitap tavsiyelerim 1 - Fantastikler




Fantastikler

Vampir akademisi serisi
Melez sözleşmeleri
Lux serisi
Trudi canavan serisi
Lonca avcısı
Bana dokunma serisi
Tatlı şeytan serisi
Mahşerin dört atlısı serisi
En karanlık serisi
Kara avcıları serisi(Sherrılyn kenyon)
İmmortals after dars serisi (kresley cole)
Avcının intikamı
Kızıl yükseliş
Cehennem taşı serisi
Meleğin düşüşü serisi
Bela serisi 
Dresden dosyaları serisi
Kaçınılmaz serisi
Tanrıça serisi(p.c cast)
Karanlık elementler serisi
Usta serisi
Kuzgunun gölgesi serisi
Merlin kayıp yıllar
Chicago vampirleri serisi
Cam şato
Eon
Kan günlükleri serisi
Dönüşüm serisi(rachel vincent)
Ascendance üçlemesi
Ejderin aşkı
Anita blake ( Oldukça güzel bir seridir ama biraz önyargısız  olmalısınız )
Felsefe yüzüğü serisi
Ateş serisi (Karen m. moning)
Karnalığın efendileri (Christine feehan)
Ölümün hizmetkarları
Poseidon savaşları serisi
Ayın çağırdıkları serisi
Son kurtarıcı
Soğuk büyü
Mezar Cadısı


Evet arkadaşlar bunlar beğendiğim fantastik kitaplar...
Umarım sizde okuyup beğenirsiniz   :)


22 Temmuz 2015 Çarşamba

BENİ YAKMA - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar bana dokunma serisinin 3. ve son kitabı Beni  Yakma
ile karşınızdayım.

Serinin ilk kitabı BANA DOKUNMA yorumu için Tık Tık

Aslında 2.kitabı beni bırakmayı yorumlamam gerekiyordu ama beni yakmayı bitirince hemen sıcağı sıcağına yorumlayayım dedim.



Bildiğiniz üzere 2.kitabın sonunda juliette, anderson tarafından vuruluyor ve az kalsın öldürülüyordu.
Son kitap tam olarak o kısımda devam ediyor.

Spoi vermemek için çok çabalıyorum ama o kadar zor ki :D
Azıcık versem bir şey olmaz ama değil mi daha heyecanlı olur ?

Warner kızımızı kurtarıyor ve yeniden kuruluşun üssüne getiriyor.
Juliette  warner dan yeniden kuruluşun yok edildiğini ve tüm arkadaşlarının
öldürüldüğünü öğreniyor ,dünyası başına yıkılıyor.

Biraz yas tuttuktan sonra kendine geliyor ve intikam almaya karar veriyor.

""Yada ,"diye atılıyorum."buradan çıkar ,babanı bulup öldürürüm ve ondan
sonra başıma geleceklerle kendim uğraşırım."

Warner gülümsemesini bastırmaya çalışıyor ama başaramıyor.
Yere bakıp biraz güldükten sonra başını sallayarak doğrudan gözlerime bakıyor.
"Bu kadar komik olan ne ?"diye tersleniyorum.
"Sevgili küçüğüm benim."
"Ne?"
"Bu anı çok uzun zamandır bekliyordum."
"Ne demek istiyorsun ?"
"Nihayet hazırsın ,savaşmaya hazırsın."

Böylece son macera başlıyor...



Bu kitapda juliette yi daha çok sevdim.
Önce ki kitaplarda sürekli bir kendine acıma ve mızmızlanma içerisindeydi.
Bu kitapda ise ölümle burun buruna geldiği o olay juliette yi güçlendiriyor.
Artık mızmız değil gücünün farkında ve ipleri eline almak istiyor.

Aşk hayatına gelirsek ilk kitapda adam dan hoşlanmıştım ama git gide soğudum.Ve son kitapda üstüne tuz biber ekti.Ama yinede nefret etmiyorum.

Warnera gelirsek her kitap da ondan daha çok hoşlandım kötü karakter gibi
gözüksede değil di en sonunda juliette de anladı.

Ben daha çok aksiyon ve daha vurucu sahneler bekliyordum çünkü son kitap
çarpıcı olmalı bu açıdan biraz eksik buldum ama yine de çok güzel bir kitaptı.

Herşey tatlıya bağlandı ..

Güzel bir seriydi sıkılmadan heyecan için de okudum.
Team Warner olduğum için juliette nin seçimi beni memnun etti :)


Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim pişman olmayacaksınız..


17 Temmuz 2015 Cuma

İblis Kralın Öpücüğü - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar İblis kralın öpücüğü nün yorumuyla karşınızdayım.

Serinin 6.sı olan kitapda Rydstrom  ve Sabine anlatılıyor.

Önceki kitap olan Zevk Mahkumu yorumu için Tık Tık 

Kitaba dün aynı saatlerde başladım ve az önce bitirdim yani 24 saat te 
kitabı bitirmiş oldum.

O kadar heyecan verici ve muhteşemdi ki kitap anlatamam.
Seri yi daha önce okuyanlar bilir zaten nasıl olduklarını ama bu kitap 
ayrı bir güzeldi.

Zaten İblis kralın yani Rydstrom un hikayesini çok merak ediyordum
ve merak la bekliyordum ama beklediğime fazlasıyla değdi.

Bilmeyenler için kısaca bahsedeyim...


Rydstrom düşmüş  bir kraldır.Yaklaşık 1500 yıl önce  tacını acımasız
bir büyücü olan Omart a  kaybettmiştir ve uzun zamandır krallığını ve
tacını geri almanın yolunu aramaktadır.

Ve sonunda omartı öldürmenin bir yolunu bulmuştur.
Cade  yani erkek kardeşini  kılıcı almaya yollamaktadır 
ve son planlar için kardeşiyle buluşmak için yola çıkmaktadır.

Ama yolda kaza yapar ve güzel bir kadın ondan yardım ister 
ama kadın aslında meshur ilizyonlar kraliçesi sabine dir.

Sabine iblis kralı hapseder ve macera başlar...




Sabine beni çok şaşırttı  ve çok nasıl desem çok etkiledi.
Çok güçlü bir kadın dı ve o kadar zorluklara rağmen dimdik 
ayakta durması gerçekten etkileyiciydi.

Ne yaşarsa yaşasın bu onu daha da güçlendirmiş ve çelik kadar
 dayanıklı yapmış.

Ve kendiyle olan mücadelesini okumak çok heyecanlıydı.
Omart ın ona yaptıklarını ve ona olan hastalıklı ilgisi midemi bulandırdı
ama sabine bunun üstesinden gelmeyi başardı
ve benim güçlü kadın karakterler listemde yerini aldı.

Rydstrom a gelirsek...

O ne kadar olağanüstüydü öyle.
Tam bir kral ve tam bir iblisti.
Sabineyle sonuna kadar mücadele etmesi ve ona dayanması müthişti.
  
Bazen kitapda ötle yerler geldi ki yeter artık battı balık yan gider 
bırak kendini gitsin dedim.

Ama rydstrom tabi ki dayandı.
Fakat işler umduğu gibi gitmedi :D

Kresley her kitapda olduğu gibi bu kitapta da  diğer karakterleri olaya katmış ve bu daha heyecanlı yapmış .

Ayrıca nix her kitapda var ve benim favori karakterlerimden 
acaba onunda kendi hikayesi olacak mı çok merak ediyorum umarım olur.

Yani demem o ki kresley  bir başka yazıyor.
Öteki kitabın çıkmasını merakla bekliyorum ama bu daha yeni çıktığı 
için uzun bir süre beklemem gerek galiba :(

Geçen kitapda rydstrom un hikayesinin olacağını tahmin etmiştim 
bunda da sanki duman iblisi rök ün hikayesi gelecek gibi 
ama tam emin olamadım şimdi.

Neyse bekleyip göreceğiz artık.

12 Temmuz 2015 Pazar

Aşk Kaç Beden - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar eğlenceli bir kitabın yorumuyla sizlerle birlikteyim.
Uzun zamandır yorum yapmıyordum ygs lys falan derken yazamadım.
Ama telafi etmeye çalışacağım.


    
Kızımız neve oldukça kiloludur ve platonik aşkı william için zayiflayıp onunla
birlikte olmayı düşlemektedir.
3 yıldır görmüyordur ve bu zamanı zayıflamaya harcamaktadır.
Önceden 160 civarlarında bir kiloymuş ve kitap 48 bedene kadar indiği andan başlıyor.

Neve kardeşi celia nın ısrarı ile bara gidiyor ama çok rahatsız celia aklınca 
kardeşine birini ayarlamaya falan çalışıyor ama en ucuz adamlar bile kızımıza bakmıyorlar ki bu bana saçma geldi kilolu olupda çok güzel olan bir sürü kadın gördüm ben neyse sonra çapkın max  neve e  asılmaya başlıyor
ama neve  iddaa uğruna kendisine asıldığını düşünüp ondan kaçmaya çalışıyor ve  max çok çekici olduğu için dayanamayıp onu evine alıyor lakin 
tam işi pişirmek üzerelerken kızımız kasılıp kalıyor ve max ınde tabiri caizse 
iştahı kaçıyor ve max gidiyor.

Bu neve  e dert oluyor ve ondan özür dilemek için mektup yazıyor dertlerini anlatıyor max de çok yardım sever olduğu için :D kızımıza yardım etmek istiyor belli olaylardan sonra KREP İLİŞKİ yaşamaya başlıyorlar
ve macera başlıyor....

Bayağı spoi verdim galiba kusura bakmayın :D


Krep ilişki tabiri çok hoşuma gitti ama tam olarak doğru değil bence ben 
krep yaptığım zaman ilk krepimi yerim okuyan anlar ne demek istediğimi :D




Yorumuma geçersek kitap çok eğlenceliydi ama fazla uzatmışlar 608 
sayfa yerine 350 sayfa yazılsaymış bu kitap daha güzel olurmuş.

İşle ilgili çok fazla şey anlatmışlar max e daha çok değinip iş konusuna daha az değinseydi çok hoş olurdu .

Ayrıca ben neve nin kilo vermek için çabalarını ve hırsını daha çok okumak 
isterdim .
Çok az değinmiş bu konuya yazarımız onun haricinde max in espirileri beni çok güldürdü çok eğlenceliydi.

Ama saftirik kızımız william william diye tutturdu elindekinin değerini sonradan anladı.

Neve aşırı güvensizdi .Öyle benim şuram çirkin buramda sarkma var gibi değildi aynaya bakmıyordu bile o derece bir güvensizlik vardı 
zaman zaman aynayı suratına çarpasım geldi.

Ama max ,tatlı max kızımızın güzelliğini görüyordu.


Neyse uzatmayayım oldukça eğlenceli bir kitaptı okuyun derim ben.
Ve itiraf etmek gerekirse o iş bölümlerine pek takılmayın yazar uzattıkça uzatmıştı ben okumadan geçtim ve gayet anladım kitabı hikayenin üzerinde pek etkisi yoktu.

Eğlenceli komik bir kitap okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre ...

25 Haziran 2015 Perşembe

Tehlikeli Temas - Kitap Yorumu



Merhaba arkadaşlar bugün  yeni yetişkin tarzında bir kitabı yorumluyorum.
Kitap 256 sayfa yani oldukça kısa .
Tam çerezlik bir kitap diyebilirim.
Benim gibi kitap kurduysanız bir oturuşta bitirebilirsiniz.
Pegasus yayınlarından çıkıyor.

Evet yoruma başlayayım.



Blaire 19 yaşında bir kızdır.Annesi öldüğü ve kalacak bir yeri 
olmadığı için 5 sene önce kendilerini terk eden babasından yardım 
istemek zorunda kalıyor.

Babası onu kaldığı yere çağırıyor bir süre kalabilirsin diyor.
Blair gittiğinde ise aslında babasının orada olmadığını görüyor.
Ev babasının üvey oğlu rush un.

Başka gidecek bir yeri olmayan blair eve giriyor ama hoş karşılanmıyor.
Tam gitmek üzereyken üvey kardeşi merdiven altında ki odada kalmasına izin veriyor ve hikayemiz başlıyor.

Konu kızımızın üvey kardeşi rusha aşık olması ..

Ama rush tam bir odun olabiliyor kıza çektiriyor ama kızımız dişini sıkıp 
kendine hakaret edilmesine göz yumuyor.

Bu kısmı beni rahatsız etti.
Kızımız sürekli bir kendini aşağılama içinde fıstık gibi kızsın kendine güven biraz !

Kitap kısa olduğu için olaylar çok hızlı gelişiyordu.
Bu olayları 400 sayfa da daha güzel anlatabilirdi bence.

Ama öyle çok göze çarpmadı tabi ki olayların hızı .
Sonlara doğru rushun ve nat (rushun ve blairin yelloz cadı üvey kız kardeşi oluyor)ın sırları ortaya çıkmaya başlıyor Türk filmi gibi tahminlerim doğru çıktı ama kendine has bir şekilde yazar kurgulamış.

Söylemeden geçitemzemeyeceğim buradaki ilişkiler arap saçı gibi o onunla evlenmiş sonra bosanmış başkasıyla evlenmiş falan filan bayagı 
kafa yormalısınız yani.


Kitabın sonunda ufak çaplı bir depresyon geçirdim.
Tek kitap sanıyordum olayların tatlıya bağlanmasını beklerken aniden bitti. 

Bende hayır böyle bitemez diye bağırdım durdum.
Azıcık yazara hakaretler etmiş olabilirim :D

Mutsuz sonlardan gerçekten nefret ediyorum !!!

Araştırma yaptım ve seri olduğunu öğrendim böylece rahatladım.
Sevgili yazarımız abbi beni affet yargısız infaz yaptım :D

Seri yaklaşık 8 kitap galiba.
4 kitap blair ile rushun iki kitap oradaki sevdiğim bir karakter olan 
woods un öteki iki kitap ise rushun öteki üvey kardeşi grantın ( evet başka üvey kardeşlerde var gerçekten karışık ) seri böyle.

Güzel bir kitaptı okuyun tavsiye ederim ama fazla beklentiniz olmasın 
öyle ahım şahım bir seri değil  yinede hoş.